Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 15°C
Sağanak Yağışlı

Demokrasi ve İktidar Partilerinde Rütbeliler

18.12.2019
A+
A-

                 Demokrasi,Milli iradeye,hür seçime dayalı yönetim şeklidir. Vildan Serin Hanımefendi  güzel söylemiştir.” Demokrasilerin temel şartı, aralarında gizli anlaşma bulunmayan en az iki siyasi partinin bulunmasıdır”der.  Demokratik hayatımızın  vazgeçilmezleri  arasında  iktidar partilerinin  Genel Başkanları, Başkan Yardımcıları, Bakanları,Milletvekilleri,  İl Başkanları, İlçe Başkanları, Belde Başkanları, Büyükşehir,il,ilçe,belde Belediye başkanları , Kadın Kolları Başkanları, Gençlik Kolları Başkanlarının ayrı bir yeri vardır. .Demokrasi gereği , Ana Muhalefet ve Muhalefet Partilerinin  sorumlu mevkilerde olan yetkilileri de demokratik hayatımızın kareleridir.Gerek iktidar gerekse muhalefet partilerinin tek amacı sorunların çözülmesine hizmettir.  

                  Hep söylerim;. Zaman içinde ,Tavşanlı’da iktidardaki siyasi partilerin  en güçlü ilçe başkanlarından  birisi ,parti ilçe başkanıydı rahmetli iş adamı,Mustafa Ayaşlı’ydı. .İlçenin sosyal,ekonomik ve kültürel meselelerinin yılmaz takipçisiydi.  Sorunları sürekli  Ankara’ya taşırdı. Ben kendisinin  rahmetli Cumhurbaşkanlarımızdan  Süleyman Demirel ile  sık sık konuştuğunu yakinen  bilenlerdenim. Rahmetliye her zaman iltifat ederdi. Tatlı bir dili vardı. .İşyerinin  altında sattığı konfeksiyon ürünlerini kumaş ve diğerlerini muhafaza ettiği küçük bir bodrumu, vardı.buraya  depo da diyebiliriz.  Bu depodaki telefon O’nun kırmızı telefonuydu. Her şeyi öyle ortalıkta konuşmazdı. Bu telefonu kullanırdı.   bir telefon vardı. Bu telefonun öteki ucunda Ankara bulunurdu. O’nun için ilçenin ,ilçe halkının konuları hep önemliydi.Rahmetli dert dinlemesini bilirdi.Hiç sıkılmazdı. Geniş bir yüreği vardı. İlçede kuş uçsa haberdardı.  O  bir anlamda Tavşanlı’nın  Marko Paşasıydı.  İş yerinin altında  böyle bir telefonun varlığından haberdar olanların sayısı bir elin beş parmağı kadardır. Rahmetli   beni  çok severdi.Hatta benim Son Havadis’e geçmemde büyük payı vardır.   Ne zaman iş yerinin önünden geçsem, beni görür görmez iş yerinin kapısına gelir”Muhterem Basın,bir çayımızı alır mısınız ?” der gönlümü alır,ayrılırken de  koltuğumun altına bir viyol yumurta kıstırır.” Basın,bizim gören gözümüz,işiten kulağımızdır.” Der beni tebessüm ettirirdi. Nurda gülde yatsın. İşyeri , Tavşanlı’da devlet dairelerinde çalışan memurların, bankacıların, birim müdürlerinin,kurum ve kuruluşlarda görev yapan sorumlu ve yetkililerin,öğretmeninden,doktoruna,çöpçüsünden şoförüne her sınıftan  çalışanın  ziyaretgahıydı.  O  Tavşanlı ile Ankara arasında bir köprü kurmuştu. Sorunları meratib-i silsile olarak değil doğrudan Ankara’ya ulaştırırdı. . Bana her defasında  :”Devletin sayın valileri,kaymakamlarına iş bırakmıyorum. Kendi işimi kendim görüyorum” derdi.  O  her zaman  bir milletvekili gibi çalışmıştır.Sorunları çözerken mensup olduğu siyasi partinin en üst rütbelilerine kadar ulaşabiliyordu.O’na göre  demokrasilerde çare tükenmezdi. Her yol mübahtı.  Bugün de öyle  olmuyor mu?  Bir sorunu gidip muhalefetle mi yoksa iktidarla mı çözüyoruz?.Sorunlarımızı bire bir ancak bu iktidarın  görüşmüyor muyuz? Muhtarlar bile bugünün demokratik hayatında  kim iktidardaysa  O’nun yanında  değil midir?Zaten  Akıllı  muhtar da bunu yapar. Hangi  siyasi parti sempatizanı olursa olsun   aklını kullanır. Aksini söyleyenler olabilir. Külahıma anlatırlar.. İstisnaları  yok mudur? Olmaz mı? Bunlar kaideyi bozmazlar. Şimdi bırakın Kütahya il merkezini,diğer ilçelerimizi,Bugün,  Tavşanlı’da sorunlar gerçekten  yok mudur? Dürüst olyalım. Eğri oturup doğru konuşalım.Her şey dört dörtlük müdür? ? Peki bu sorunları sizce kimler  dile getirmelidir? Memur getiremez. . İşçi hiç getiremez. Bir kurum veya  kuruluşun tepesindekileri de  bir kenara ayırın.  Sayın valiler ve sayın kaymakamlar zaten devletin il ve ilçelerdeki  en büyük yönetim görevlileridir. Onların da işleri güçleri bellidir. Peki  sorunları kim dile getirecek?İlk olarak biz gariban Basın mensupları,sonra iktidardaki siyasi partinin Tavşanlı’daki rütbelileri,ilçe ,belde başkanları, belediye başkanları,iktidar partisinin kadın ve gençlik kolları başkanları  ve  milletvekilleri.   Devletin   sayın valisi, ve kaymakamı  örneğin bir hastanede kaç uzman doktor olduğunu, kaç  elemana ihtiyaç duyulduğunu,hastanede ne kadar cihaz,aygıt bulunduğunu  bilmek zorunda değildir. ? Bu ,tamamen iktidarda olan siyasi partinin İl,İlçe ve Belde Başkanlarının  görev alanına girer.Bugün bir sayın  iktidar partisi  milletvekili istesin  kendisine her zaman yetkililerce  bir  brifing verilir.. Eskilerde gazeteler,takvim yaprakları ve diğerleri en azından berberler tarafından toplanır,örneğin  bunlar kırpılıp küçültülür,ustura ucundaki köpüklerin silinmesine yarardı.Helvacılar gazete yapraklarına helva sarardı. Ben birçok yerde köşe yazımın bulunduğu bir gazetenin  bir yiyecek ve giyecek maddesine sarıldığını görenlerdenim.  Biz yıllarca gazete kağıtlarından  kese kağıdı yaptık.Bazen resmi belgeler bile yanlışlıkla  bulundukları yerlerden çıkmıştır.Bir yerlerde  kullanılmıştır.

                Telefonum  sürekli açık olmakla birlikte bazen bazı nedenlerle kapalı oluyor. . Sağ olsunlar herkes arıyor. Kimi  özlediğinde, hatır sormak için,kimi  bir sorunu olduğunda,kimi  kaybettiğimiz birini haber vermek için,kimi de  muhabbet olsun  diye arıyor.Kimileri de( ben onlara  vazifesiz diyorum) vakitli vakitsiz arıyor.

                 Son aldığım duyumlara göre Tavşanlı’nın gururu, TBMM Başkanlığı yapmış,çeşitli bakanlıklarda bulunmuş Doç. Dr. Mustafa Kalemli’nin adını taşıyan  Devlet Hastanesi’nde  doktor sıkıntısı yaşanıyormuş.  Bunun farkına  varacak olan, doğruluğunu  kanıtlayacak olan ,iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sayın ilçe başkanı Bilal  Kıyak’tır. Ben sevgili başkana söylüyorum. O  ne yapılacağını iyi bilir.  Sayın Kıyak aldığı bilgileri sayın İl başkanına ulaştırır O da sayın milletvekillerine aktarır.Onlar da bir şekilde sayın Sağlık Bakanına durumu anlatır. Bu kadar Bizler, Yani Tavşanlılılar bu devlet hastanesini bir bölge hastanesi olarak düşünmüştük.Ama mevcut haliyle küçük  bir ilçe hastanesine dönüşmüş.Hastanemizde kala kala  yılların uzman doktoru ,diş tabibimiz Ünal Ünalan Bey,

 B Uzmanı Diş Tabibi  Ünal Bey ,yılların genel cerrahı Zeki  Atsız Bey,,yılların dahiliye uzmanı Lütfü Usluer öğrencim , bir de  çalışkan Baştabip Beyin Cerrahı İlker Bey kalmış. İyi ki genç bir uzman doktor  Egemen Nursoy yeğenim gelmiş te bir nebze nefes almışız.  Örneğin  5 Pediatrik çocuk doktoruna karşılık 2 doktor kalmış. Birinin  sağlık   sorunları varmış. Sevgili Ünal Bey ki 2O yıl idarecilik te yaptı  beş kolu,altı ayağı,on gözü olsa  daha  ne kadar dayanabilir?Beyin Cerrahı  İlker Bey’i  Baştabip yapmışız. Onun da  elini kolunu bağlamışız. .  Kalmış  bir sevgili  Lütfü  Usluer’imiz. Bir tane Nöroloji uzmanı varmış.. Ne yapabilir ki?Bir tane Radyoloji uzmanı varmış o da ne yapabilir ki?Bir de Kadın –Doğum uzmanı varmış O da ne yapabilir ki?Üç ortopodi ve travmatoloji uzmanı olması gerekirken kaç tane var sanıyorsunuz?Fizik Tedavi için kaç elemanımız var biliyor musunuz?Acilde sıkıntılar yaşanıyormuş.. Gelenler uzmanlık sınavını kazanır kazanmaz pırrr gidiyormuş.

                  Ben olsam sayın Bilal Başkan’ın  yerine  giderim Doç. Dr Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’ni şöylece bir gezer dolaşırım.Tebdil-i kıyafet gitmeye de gerek yok.  A’dan Z’ye  ne kadar sorun varsa  yazarım bir kağıt parçasına  ,alır götürür,sevgili milletvekillerimize veririm. Kendilerini en son genel seçimlerde görmüştüm. Ne yapacaklarsa yapsınlar görelim bakalım.  Bu sorunları benim Ankara’ya ulaştırmamın daha uygun olacağını  düşünenler varsa ben zaten varım.Bunu da yaparım.   Öyleyse sayın milletvekillerimizi  Tavşanlı’ya sayın Tavşanlılılar  adına  davet ediyorum. Bakın Tavşanlı’da sadece devlet hastanesinin sorunları yok. Tavşanlı’da 5OO bin TL harcanmış,yarım kalmış bir Öğretmen Evi var.    İş adamlarımızdan  Abdurrahman Şirin’in sahibi bulunduğu ,  her geçen gün kan kaybeden Ege’nin en büyük et entegre tesisinin sorunları var. GLİ’de  bir zamanlar sayıları 7 binin üzerindeyken bugün sadece sayıları  15OO’e düşmüş  kamu işçisi  var. Halkımızı her geçen gün tedricen zehirleyen bir Tunçbilek Termik Santralı var. . İlçe bazında %65’lik  orman varlığına sahip ilçede bugüne kadar bir orman ürünleri entegre tesisini hayata geçirememişiz.   , DPÜ’ye bağlı yeni fakülteler  ve yeni   Meslek Yüksekokulları açamamışız. Ağırceza Teşkilatı olan ilçenin Adalet Sarayı  yetersiz kaldı. Yeni bir bina veya en azından mevcut binaya bir kat ilavesi şart.Tavuk ve yumurta üreticilerinin  dağ gibi sorunları oluşmuş,elini uzatanımız, Belediyelerimiz  ağlıyor görenimiz yok. Leblebi üreteceğiz nohut bulamıyoruz. Spor elçimiz Linyitspor’un elinden tutanımız  yok. Her şeyden öte Tavşanlılı bir milletvekilimiz yok……   

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Daha fazla Köşe Yazıları
bulent-alpagut
Ankara Etimesgut yerel bir gazeteye daha kavuşuyor

            Ahmet Körhasan aslen Çankırı-Ilgazlı. Ama ömrünün en güzel yıllarını Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi’nde geçirdi.Önce bir köy öğretmeniydi.Sonra merkezde okul müdürlüğü...

Kapat