Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 16°C
Hafif Sağanak

Öğretmenler Günü

24.11.2019
A+
A-

Sınıfa girdiğinde kendisine yer vermek isteyen öğretmene “Öğretmenlik en üst makamdır” deyip dersi ayakta dinleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Kasım 1928 ‘Millet Mekteplerinde Başöğretmenliği’ni kabul ettiği gündür. 1981 yılından bu yana her yıl 24 Kasım “Öğretmenler Günü” olarak kutlanır. Bu vesileyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere babamı ve ebediyete intikal eden tüm öğretmenlerimizi sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.

Rahmetli babam Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsünü bitirip kurada Kütahya-Balıköy Beldesini çektiğini ve Balıköy’e başöğretmen olarak atandığını, köy halkının kendisine her konuda yardım ettiğini sevgi ve saygıda kusur etmediklerini her zaman anlatırdı. Öğretmenlik o zamanlar onur duyulan mesleklerin başında geliyordu, itibarları vardı. Maaşları da günün koşullarına göre çok iyiydi. Veliler ve öğrenciler öğretmene saygı duyarlardı, çocuk öğretmene teslim edilirken tabiri caizse eti senin, kemiği benim denilirdi. Öğrencilerin tek tip kıyafeti olurdu, her yerde öğrenci oldukları da belli olurdu. Sürekli mevzuat değişmezdi. Dersleri zayıf olan öğrenciler sınıfta kalır, sınıf tekrarı yaparlardı. Kitaplar bir üst sınıfa geçen ablalar, abiler den alınırdı, yardımcı kitaplar yoktu, çünkü ders kitaplarının içleri dolu doluydu. Beden eğitimi, müzik, resim derslerinde matematik işlenmezdi. Şimdi eğitim yap boz tahtasına çevrildi. Sürekli mevzuat değiştirilip, karmaşa yaratılıyor. Devlet onca kitap dağıttığı halde okullarda yardımcı kitap kullanılıyor. Dersleri zayıf öğrenciler geçiriliyor. Veliler hatta öğrenciler öğretmene şiddet uyguluyor. Ne idüğü belirsiz kurumlarda çocuklar tacize uğruyor. Öğrencilerin kıyafetleri ise rastgele, uzun saçlı, küpeli, makyajlı… Öğrenci mi değil mi? Belli değil. Çocukların gelişimine katkıda bulunan, beceri kazandıran dersler veliler ve öğrenciler tarafından önemsenmiyor. Çocuklara yaşam becerileri kazandırılamıyor. Çocuklar adeta yarıştırılıyor. Okullara maalesef yeterli ödenek verilmiyor ve okulun çeşitli hizmetleri velilerden toplanan paralardan karşılanıyor. Milli Eğitim işleri ehline verilmediği gibi liyakatsiz yöneticiler atanıyor. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı böyle bir sistemin içinde yetiştirirken, “ortada sorun yok” demeleri de ayrı bir tartışma konusu.

Ne yazık ki öğretmenlerimiz ve sorunları sadece her 24 Kasım’da hatırlanıyor ki; öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır. Eğer şu an bu yazıyı okuyabiliyorsanız öğretmeniniz sayesindedir. Öğretmenlerimizin değerini bilelim. Tüm öğretmenlerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum. 24 Kasım Öğretmenler Günü belki de en özel kutlamayı hak eden günlerden biri. Öğretmenlik bir meslekten öte bir tutku ve gönül işidir. Bir gün değil, her gününüz kutlu olsun ÖĞRETMENİM.

REKLAM ALANI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15 Mart 2020
14 Şubat 2020
26 Ocak 2020
6 Ocak 2020
19 Aralık 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Daha fazla Köşe Yazıları
bulent-alpagut
Bir Öğretmenler Günü

Önümde bir şiir var. Okudum ve çok ta hoşuma gitti. Şair Ümran Afşar yazmış. Sizler de beğeneceksiniz.                                                                   ERDEMDİR İNSANI İNSAN...

Kapat